DEPRESYON BESLENME İLİŞKİSİ

DEP RES

Depresyon, uzun süre devam eden ve kişinin hayatını olumsuz etkileyen mutsuzluk ve hayattan keyif alamama halidir.

 
Yanlış beslenme alışkanlıkları, stres, fiziksel aktivite azlığı ve benzer birçok problem ile hızla kilo alımı olabilir. Alınan kilolar ruhen de bizi etkiler ve fiziki ve ruhsal birçok probleme neden olabilir. Yanlış ve düzensiz beslenme obeziteye neden olur. Kilo almak depresyona neden olabileceği gibi depresyonda olmak da kilo artışını beraberinde getirebilir. Depresyon tedavisi gören, bu nedenle ilaç kullanan kişilerin sık sık kilolarını kontrol etmeleri ve eğer kontrolsüz bir kilo artışı varsa zaman kaybetmeden hekimleriyle görüşmeleri gerekir. Bu durumda kilo almaya başlayan kişi kendini sorgulamalıdır…

 

Kişinin depresyon döneminde hayatında, çevresinde ve alışkanlıklarında birçok değişiklik olur ve bu değişiklikler beslenme alışkanlıklarını da etkiler. Ayrıca bu dönemde oluşabilecek hormonal değişiklikler de kişinin iştah durumunu etkiler. Buna bağlı olarak depresyon döneminde ani kilo kaybı veya ani kilo artışı görülebilir.

 
Psikolojik kaynaklı aşırı yeme durumlarında en çok karşılaşılan durum kişinin yaşadığı sıkıntıları bastırmak ve geri plana atmak için aşırı yeme davranışına başvurmasıdır. Bu durum bağımlılık sorunlarında görülen sürece benzer. Bu durumda kişi tok olduğu ya da ihtiyacı olmadığı halde yemek yemeğe devam eder ve yemek yediği süre boyunca bunda haz duyar ancak yemek yedikten sonra kendini kötü hissetmeye başlar. Aşırı yeme davranışının oluştuğu durumlar tespit edilirse bunlara müdahale etmek de mümkün olur. Örneğin kişi üzüntülü olduğu durumlarda yemek yiyorsa ve bu durumu fark etmişse böyle durumlarda bir arkadaşını arayabilir veya dışarıya dolaşmaya çıkabilir. Böylece yeme davranışından uzaklaşmış unutmuş olur.

 
Obezite de depresyon için bir risk faktörüdür. Bu nedenle aşırı kilolu olan kişilerde beslenme ve egzersiz tedavisinin yanı sıra ruh sağlığı konusuna da odaklanılmalıdır. Aşırı kilolu olan kişilerin kendilerde olan güvenlerinde azalma, hayattan zevk alamama, sosyal ilişkilerinde zayıflık ve günlük aktivitelerini bile yerine getirememe gibi olumsuzluklar oluşabilir. Benzer durumlar diyet tedavisinde istenilen kilo verme hedefine ulaşamayan kişilerde de karşımıza çıkmaktadır. Böyle durumlarda metabolizma, hormonlar, yaş ve çeşitli çevresel faktörler de göz önünde bulundurulmalı, bu konuda kişiye bilgi verilmeli, güven kazandırılmalı ve gerekirse psikolojik destek önerilmelidir.

 
Depresyon tedavisi alan kişilerin işlenmiş ve rafine gıdalardan uzak durması gereklidir. Bunun yerine daha az rafine edilmiş veya rafine edilmemiş gıdaları tercih etmeleri gerekir. Beyaz şeker içeren yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekler, beyaz pirinç yerine esmer pirinç, makarna yerine kepekli makarna tercih edebilirler.

 
Hayvansal kaynaklı besinler (et, tavuk, süt, peynir..) kısıtlanmalı ancak diyetten tamamen çıkarılmamalıdır.
Gün içinde taze sebze-meyve ve sebze yemekleri tüketilmelidir. Sık beslenme metabolizma kızını arttıracağından gün içinde 3 saatten fazla aç kalmamaya ve 3 ana 3 ara öğün şeklinde beslenmeye dikkat edilmelidir.

 
Günde en az 2 litre su tüketilmeli ve tuz tüketimi azaltılmalıdır. Yağ içeriği yüksek olan yiyecekler ve kızartma, kavurma tarzı yemeklerden kaçınılmalıdır.

 
Tedaviyi yürüten doktor müsaade ettiği taktirde gün içinde 30 dakikalık orta tempolu yürüyüşler yapılabilir.
İlaç tedavisi kaslarda güçsüzlüğe neden olabilir. Bunun için magnezyum içeriği yüksek olan muz, patates, badem, ceviz, fındık gibi kuru yemişler tercih edilebilir.

 

DİYETİSYEN
İlkay KIVRAK ÇETİN

Yazar Hakkında

Diğer Paylaşımlar

Bir Yorum Yap