İrademizi Nasıl Güçlendirebiliriz?

-Sağlıklı beslenmeye karar verdiniz ama kendinizi hamburger ya da pizza sipariş ederken buldunuz.

-Spora gitmenin ve böylece yaza girmeden bir-iki kilo vermenin süper olacağını düşünüyorsunuz ama işten eve geldikten sonra televizyonun karşısına geçip, günü de orada sonlandırıyorsunuz.

Evet mi?

Yalnız değilsiniz. Çoğumuz kendimize şunu söyleriz: “Keşke daha iradeli bir insan olsaydım.” Ama, acaba irade artırılabilir bir şey mi? Eğer öyleyse bunun yolu nedir?

Psikoloji çok geniş bir aralıkta yararları olan iki temel özellik tanımlıyor: zeka ve öz-kontrol. Uzun yıllar denemesine rağmen, psikoloji bir insanın kalıcı olarak zekasını artırabileceğiyle ilgili bir sonuca ulaşamadı. Ama öz-kontrol güçlendirilebilir. Bu yüzden öz-kontrol psikoloji için ender bulunan ve güçlü fırsatlardan biri. İnsanların hayatlarında köklü ve oldukça yararlı değişiklikler yapmak için psikoloji öz-kontrolü kullanabilir.”

İrade Nedir?

İradenin nasıl çalıştığını anlamak için önce bu kelimeyi biz hangi anlamda kullanıyoruz, ona bakmamız lazım. Hepimizin irade hakkında bir fikri vardır. Bununla birlikte, bu konuyu çalışan bilim adamlarının “irade” diye tanımladıkları şey nedir?

Maksimum İrade (Maximum Willpower) kitabında, Kelly McGonigal (Stanford Üniversitesi’nde “İrade Bilimi” dersleri veriyor) iradenin 3 farklı yönünden bahsediyor:

Yapmayacağım: Baştan çıkarıcı şeylere dayanma
Yapacağım: Yapılması gereken şeylerin yapılması
İstiyorum: Kişinin uzun dönem hedef ve arzularının bilincinde olması

McGonigal’a göre irade, hedeflere ulaşmak ve problemlerden uzak durmak için bu üç gücü işlemekten geçiyor.

İradeyi Geliştirmek İçin: Meditasyon

Güzel haberse eğer irademiz için zaman harcayarak beyin egzersizleri yaparsak, irademizi güçlendirebiliriz.

Meditasyonun iradeyi güçlendirmek için en iyi yollardan biri olduğu kanıtlanmıştır. Bu konudaki araştırmalar 3 saatlik meditasyonun öz-kontrolü ve odaklanma yeteneğini artırdığını, 11 saatlik meditasyonun ise beyinde görünür değişiklikler yaptığını göstermiştir.

Kelly Mcgonigal şu meditasyon tekniğini kullanarak, prefrontal kortekse kan akışını hızlandırıp, beynin potansiyelinin çoğunu kullanabileceğimizi söylüyor:

1. Kıpırdamadan Oturmak

İster ayaklarınız yerde olacak şekilde bir sandalyeye, ya da bağdaş kurarak yere oturabilirsiniz. Hareket içgüdülerine karşı gelmeye çalışın: dürtülere ve karıncalanmaları görmezden gelip gelemediğinize bakın. Kıpırdamadan oturmak meditasyonun önemli bir parçasıdır çünkü içgüdülerinizi otomatik olarak takip etmemeyi size öğretir.

2. Dikkatinizi Nefesinize Verin

Gözlerinizi kapatın ve nefesinize odaklanın. Nefes alırken içinizden “nefes al”, verirken de “nefes ver” deyin. Zihninizin başıboş dolaşmaya başladığını fark ettiğinizde, onu geri getirin ve nefesinize odaklanmaya devam edin. Bu prefrontal korteksi aktive ederek, beyninizin stres ve istek merkezlerini sessizleştirecektir.

3. Nefes alma hissini ve zihnin nasıl başıboş dolaştığını Fark edin

Birkaç dakika sonra, “nefes al”, “nefes ver” kelimelerini içinizden söylemeyi bırakın ve sadece nefes alma hissine odaklanın. Zihniniz bu kelimeler olmadan biraz daha fazla başıboş dolaşabilir. Ama, zihninizin başka bir şey düşünmeye başladığını fark ettiğinizde, dikkatinizi nefes alış verişine geri getirin. “Nefes al” ve “nefes ver” kelimelerini odaklanmak için birkaç defa söyleyebilirsiniz. Sonra tekrar sadece nefes alıp vermeye odaklanın. Bu bölüm hem öz-bilinçlilik hem de öz-kontrol özelliklerini eğitmeye yardımcı olacaktır.

İlk başladığınızda meditasyonu çok zor bulabilirsiniz. Bu tamamen normal: günlük hayatımızda, genellikle zihnimizin ne kadar dağılmış ve gürültülü olduğunu fark edemeyiz. Nefes almaya odaklanmaya çalışırken kıpırdamadan oturmak bütün o karışıklığı dikkat alanımıza getirir. Ama, meditasyonda ne kadar kötü olduğunuz önemli değil: araştırma günde 5 dakika meditasyonun bile öz-kontrol ve öz-bilinçlilik noktalarında size yararlı olacağını gösteriyor. Küçük başlamaktan korkmayın.

Sonuç: Kendinizi Hırpalamayın

Bence bu araştırmadan çıkarabileceğimiz en önemli sonuçlardan biri şu: iradesizliğimizle ilişkili olduğunu düşündüğümüz başarısızlıklarımız yüzünden suçlu hissetmeyi ve kendimizi suçlamayı bırakmalıyız. Ki baktığınızda, irade eksikliğimizin sebebi beynimizdeki kimyasalların bir sonucu, karakter eksikliklerimiz değil. Kaslardan sınırsız ağırlığı taşımasını beklemiyorsanız, beynin de limitsiz bir iradeye sahip olmasını bekleyemezsiniz. Şunu anlamalısınız ki fiziksel gücünüzü artırmak için nasıl egzersiz yapıyorsanız, iradenizi artırmak için de beyni çalıştırmalısınız. Zafer için meditasyon!

 

Yazar Hakkında

Diğer Paylaşımlar

Bir Yorum Yap