ÖDEM NEDİR,NEDEN OLUŞMAKTADIR, NASIL ATILIR?

 

 

ödem atma

 

Ödem, damar içinde dolaşan sıvının damarların dışına sızması sonucunda doku araları ile cilt altında sıvı birikmesidir. Vücutta su dağılımının, kas hücresinde ve kullanılan bölgede dengeli şekilde olması gerekiyor. Ancak aşırı kilo, stres, toksin maddelerin artışı gibi çeşitli nedenlerle vücudun lenf kanalları tıkanıyor ve vücuttan atılması gereken su drene edilemediği için ödeme neden oluyor. Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan karşımıza çıkan ödeme;

  • Fazla kilolu olmak,
    ·        Gerginlik gibi psikolojik stres,
    ·        Karbonhidrattan fazla beslenme,
    ·        Çok tuzlu bir beslenme düzeninin olması

.        Yeterince su tüketmemek sebep olmaktadır.

İdeal kilosuna yakın olan kişilerde ödem geçici bir problemken vücut ağırlığı fazla olan kişilerde daha uzun süre baş edilmesi gereken bir sorun haline gelmektedir. Bu nedenle kilo kaybettikçe vücuttaki ödemden kurtulmakta mümkündür. Kilo artışı,stres,toksik maddelerin artışı gibi sebeplerden dolayı bedenimizde şişkinliğe sebep olup hem de tartıda kilo artışına neden olan ödemden kurtulmanın yolları nelerdir?

  1. TÜKETİLEN TUZ MİKTARINI AZALTIN
    Öncelikle yemeklerinizde kullandığınız tuzu azaltmalısınız. Yediğimiz tüm besinlerde; et, ekmek, peynir vb. tüm besinlerde belirli miktarlarda tuz vardır. Dışardan almadığımızda bile vücut aldığımız besinlerle tuz ihtiyacını karşılar.Konserve gıdalar,salamura besinler, turşu, hazır çorbalar, cips, tuzlu bisküviler gibi besinlerin tuz içeriği oldukça yüksektir.Bu tür besinlerin tüketimi sınırlandırılmalı hatta yemek masasından kaldırıp yemeklere kullanılan miktar azaltılmalıdır. Daha fazla lezzet almak için bol bol yemeklerinizde baharat kullanabilirsiniz.
  2. SU TÜKETİMİNİ ARTTIRIN
    Eğer az su içiyorsak vücut sıvı gelmediği için kendi mevcut suyunu tutacaktır böylelikle vücuttan sıvı kaybı az olacağı için vücutta şişkinlik, ödem olacaktır. Ayrıca su içmezsek; dolaşım problemleri, selülit gibi problemlerle ödem oluşması kaçınılmazdır. Bu yüzden gün içinde en az 2.5-3 ltsıvı almalısınız. Kahve ve çayı sıvı olarak düşünmeyip, bir fincan kahve / bir su bardağı çay vücuttan bir bardak su atacağı için hem su kaybını önlemek hem de artıya geçmek için çay veya kahve içiminden sonra 2 su bardağı su içmeliyiz. Yeterli miktarda su içip içmediğini idrarının renginden takip edebilirsin, açık renk olması yeterince su içtiğin anlamına gelmektedir.3. ÖDEM ATICI BESİNLERE AĞIRLIK VERİN
    Öğünlerinde,kıvırcık, ıspanak, maydanoz, roka, marul, salatalık gibi ödem söktürücü nitelikteki koyu yeşil yapraklı sebze ve meyve tercihlerini kiraz, armut, kivi, ananas, kayısı gibi posaiçeriği sayesinde ödem söktüren meyvelerden yana kullanmalısınız. Tarçını sütümüzün içine veya karanfille birlikte kaynatıp içmek vücudumuzdaki fazla suyu atmaya yardımcı olacaktır.
  3. POTASYUMU ARTTIRIN
    Potasyum, özellikle sodyum – potasyum dengesini yani tuz ve su oranlarını hücre içerisinde düzenler ve ayarlamaktadır. Bu yüzden potasyumu beslenmede arttırmak hücre aralarında ki suyu, hücre içine çekecek ve ödemin azalmasına sebep olacaktır. Kayısı, muz, ıspanak, semizotu tarzı koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller (kuru bakla, kuru börülce, mercimek, nohut, barbunya, kuru fasulye), ceviz ve badem potasyumdan zengin besinlerdir.

5. FİZİKSEL AKTİVİTEYİ ARTTIRIN
Sağlık için spor hayatımızın her anında yer almalıdır. Hareketsiz kaldığınızda kan dolaşımı yavaşlar bunun sonucunda, ödem, selülit tarzı dolaşım sistemi hastalıklarına da sebep olabilir. Bu yüzden mutlaka haftada en az 3-4 gün sevdiğiniz bir sporu 45-50 dk yaparak düzenli ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemelisin.

Yazar Hakkında

Profile photo of Dyt. Zülal Yalçın

2011 yılında Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde eğitimimi tamamladıktan sonra vakit kaybetmeden iş hayatına adım attım. Yoğun iş hayatının içinde her gün yeni bir şeyler öğrenirken bu sürece akademik anlamda ilerletmeye karar verdim. Mesleğimi daha iyi yerlere taşıyacağını düşündüğüm için Yüksek Lisans eğitimime Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Hareket ve Antrenman Bilimlerinde başladım ve bu alanda kendimi geliştirmeye devam etmekteyim. Bireylerin sağlığının korunması, geliştirilmesini vizyon edinerek danışanlarıma sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsetip sosyal hayattan kopmadan beslenme programı yapmayı öğretiyorum. Bu sürecin en güzel sonucu olarak ideal kilolara inmenin sevincini danışanlarımla paylaşıyoruz.

Diğer Paylaşımlar

Bir Yorum Yap