Tatile Çıkmadan Mutlaka Okumanız Gereken 6 Beslenme Önerisi

IMG_1807 (1)

IMG_1807 (1)

Besinleri faydalı-zararlı olarak ayırmamız gerekirse hepimizin bu konuda bir fikri vardır öyle değil mi? Süslü sofralarda ise “bu besinin içerisinde bu var ben bunu tüketmemeliyim” demek maalesef o kadar kolay değil. Özellikle bu durum tatildeyken hiç mümkün olmuyor.

Seyahatlerinizden tutun, evde kendi yemeğinizi hazırlarken bile kullanabileceğiniz birkaç püf noktam var sizlere.

  1. Tabağınızda dengeli bir örüntü oluşturun.

Dört adet besin grubu var bunlar; süt grubu, et grubu, sebze-meyve grubu ve tahıl grubu. Özellikle ana öğünlerimizde bu dört gruba dengeli bir şekilde yer vermeyi alışkanlık haline getirin. Örneğin;  Izgara tavuk sipariş ettiniz ve tabağınızda Izgara tavuk, haşlanmış patates, domates soslu penne ve yeşil salata var. Izgara tavuk: Et grubu, Haşlanmış patates: Tahıl grubu, Domates soslu penne: Tahıl grubu, Yeşil salata: Sebze- meyve grubu. Fark ettiniz mi? İki tane tahıl grubumuz var. Ne yapmalıyız? Tabi ki miktar altın kural ama iki tahıl grubunun sadece birini tüketmek veya dengeli oranda ikisinden de az miktarda tüketmek doğru seçim olacak. Eksik olan süt grubumuzu da yemeğin yanında tüketeceğiniz fesleğenli ayran ile tamamlayabilirsiniz. :)

  1. Küçük tabaklar tercih edin.

Açık büfe servis yapan bir oteldesiniz. Karşınızda leziz yiyeceklerle dolu bir büfe var hemen giriş bölümünde de üç ayrı boyutta yemek tabağı bulunuyor. Hangi boyutta tabağı tercih edersiniz?

Sorumuzun yanıtını şu şekilde verirsek günün sonunda otelin restoranından “istemediğim şeyler yedim çok pişmanım” diyerek ayrılmayacaksınız: En küçük boyuttaki tabağı tercih ettim.

Küçük boyutta bir yemek tabağı tercih etmek; büfenin önündeyken tabağınızın kısa sürede dolmasını sağlayacaktır. Ekstra bir tabak daha almadığınız müddetçe ilk olarak bu tabaktaki besinleri tüketmeniz gerekecektir. Tabağınızdaki yiyecekler bittiğinde beyinde doygun hissi oluşmuş olacak ve başlangıçtaki açlık hissiyle almak istediğiniz yiyecekleri almamış olacaksınız.

  1. Doyduğunuzu fark edin.

Maalesef tabağımızı bitirdiğimizde doyduğumuzu hissediyoruz. Bu özellikle otellerin sınırsız yiyecek-içecek hizmeti sağlamaları ve gözümüzün önünde birçok yiyeceğin bulunmasına ve tüketme isteğinin sürekli tekrarlanmasına ve artmasına sebep oluyor. Kendinize “Acıktım mı? Doydum mu?” sorularını sorun ve cevabı dikkate alarak tüketime devam edin.

  1. Yemeğinizi yavaş tüketin.

Beynimiz yemek yemeye başladıktan 15-20 dakika sonra tokluk hissini başlatır. Hızlı yemek yiyen kişilerde bu sinyal yemek yemeyi bitirdikten çok daha sonra oluşmaya başlar bu durum doymuş olsalar bile hala yemek yemeye devam etmelerine sebep olur. Çünkü his henüz oluşmamıştır.

Tükettiğiniz yemeği iyi çiğnemek ve yavaş tüketmek sindirim sisteminizin daha az yorulmasına da sebep olacaktır. Bu sayede tatilde hazımsızlık ve şişkinlik gibi rahatsızlıkları yaşamayacaksınız :)

  1. Güne erken başlayın.

Tatile geldim, güne öğle saatlerinde başlayıp sabah ve öğle yemeğini birleştirmek, bir öğünde istemediğiniz birçok besini bir anda tüketmenize sebep olacaktır. Yeterli bir uykuyla başladığınız güne hafif bir kahvaltıyla devam edin; öğle yemeğine kadar deniz ve güneşin tadını çıkarı

  1. Su içmeyi unutmayın.

Özellikle nemin ve güneşin etkisiyle artan su ve mineral kayıplarının yerine koymak her zamankinden önemli. Tatilde su içmeyi unutuyoruz bunun en büyük sebebi fazla miktarda su dışında meşrubat tüketmemiz ancak meşrubatlar suyun yerini tutmaz. Hatta kahve, çay gibi bazı meşrubatlar vücuttan su kaybını arttıracaktır. Sıcak günlerde 2,5-3 litreye kadar su tüketmeniz kayıpları azaltacak ve daha dinç olmanızı sağlayacaktır.

Dyt. Yağmur Ölmez

Yazar Hakkında

Diğer Paylaşımlar

Bir Yorum Yap